Tüm geçmiş kelimeler.

110 kelime

Asr-ı Saadet

isim

İslam tarihinde Hz. Muhammed'in yaşadığı dönem.

şengül

isim

Küçük çiçeklerin toplandığı, narin bir çiçek demeti.

Sükunet

isim

Dinginlik ve huzur hali, sessizlik içinde huzur bulma.

Yağmurduası

isim

Yağmurun bereketi için yapılan dua.

Sughul

isim

Düşünce ya da hislerin derin bir etkisi.

İrfan

isim

Derin bir bilgi ve anlayış durumu.

Gizlilik

isim

Bir şeyin bilinmemesi veya saklanması durumu.

Gizli Muhacir

isim

Saklı bir kimlik veya geçmişle yaşayan kişi.

aşkın deruni

sıfat

Derin ve yoğun bir aşkla dolu olan.

Hüzün

isim

Derin bir melankoli ve hüzün hali.

muzip

sıfat

Zararsız şakalar yapan, yaramaz niyetle değil oyunbaz bir ruhla davranan. Güldürürken biraz da aklını karıştırır.

figan

isim

Derin acıdan doğan feryat, yüksek sesli ağlama ya da inleme. Divan şiirinde bülbülün çığlığıyla özdeşleştirilir.

kehribar

isim

Fosil reçineden oluşan sarı-turuncu değerli taş; aynı zamanda bu rengi anlatır. Osmanlı tütün kültüründe ağızlıkların malzemesiydi.

anlık

sıfat

Yalnızca o ana ait olan, geçici. Kısa süren ama yoğun olan.

melûl

sıfat

Kederli, mahzun, içi buruk, ama sessiz ve içe dönük bir biçimde. Gözlerde ve duruşta okunan bir üzüntü.

şevk

isim

Bir şeye karşı duyulan coşkulu istek ve heves. İçten gelen bir dinamizm, hem arzu hem sevinç barındırır.

huşu

isim

Derin bir saygı ve korku karışımıyla eğilme hali; kutsal ya da büyük bir karşısında içten gelen alçakgönüllülük. İbadetin özü sayılır.

gaflet

isim

Dikkatsizlik, dalgınlık; önemli bir gerçekten habersiz olma hali. Tasavvufta uyanık olmamak, dünyaya dalmak, öze unutmak.

yalnız

sıfat

Tek başına olan ya da kendini yalnız hisseden. Hem seçilmiş hem dayatılmış olabilir.

hafakan

isim

Göğsü sıkan, nefes almayı güçleştiren iç sıkıntısı ve bunaltı. Belirsiz bir korkuyla karışık bedensel bir huzursuzluk.

kuytu

sıfat

Issız, gizlenmiş, kimsenin dikkatini çekmeyen köşe ya da yer. Hem korunaklı hem unutulmuş bir sığınak hissi verir.

sessizlik

isim

Sessizlik, gürültünün yokluğu. Bazen konuşmaktan çok şey anlatan bir alan.

ihtiras

isim

Bir şeye aşırı derecede düşkünlük, yıkıcı olabilecek güçlü tutku. Sıradan arzudan fazlası, insanı kör eden istek.

güzellik

isim

Güzellik, estetik değer. Hem dışta hem içte bulunan, insanı duraksatan nitelik.

meşakkat

isim

Bir işin ya da yolculuğun gerektirdiği zahmet, güçlük ve yorgunluk. Emek içinde bir onur da barındırabilir.

feraset

isim

Yüzden, davranıştan ya da ortamdan hızla doğru sonuç çıkarabilme yetisi. Sezginin deneyimle olgunlaşmış hali.

hicran

isim

Ayrılıktan doğan derin acı, içi kavuran yoksunluk hissi. Divan şiirinin ayrılmaz kelimelerinden biri.

ıssızlık

isim

İnsan sesinden, varlığından yoksun derin yalnızlık. Hem coğrafi hem ruhsal bir boşluğu anlatır.

gurbet

isim

Vatandan, sevdiklerden uzakta yaşama hali ve bu halin yarattığı yalnızlık. Yalnızca coğrafi değil, ruhsal bir uzaklığı da anlatır.

hassasiyet

isim

İnce duygusallık, küçük şeylere karşı duyarlılık. Dünyayı diğerlerinden daha ince hissetme.

yıkılmak

fiil

Çökmek, dayanamamak. Hem fiziksel hem ruhsal bir çöküş.

ufuk

isim

Gökyüzünün yeryüzüyle buluştuğu görünen sınır. Hayâl ve imkânın metaforu.

sükûnet

isim

Derin bir dinginlik ve sessizlik hali. Dışarıda ya da içeride hiçbir şeyin bozulmadığı o nadir an.

tefekkür

isim

Derinlemesine düşünme, zihnin büyük sorularla meşgul olması. Yüzeysel düşüncenin ötesine geçen, dönüştürücü bir zihni faaliyet.

kaybolmak

fiil

Yolunu yitirmek ya da bir şeye öyle dalmak ki kendini unutmak.

sefa

isim

Hoş vakit geçirme, rahat ve neşeyle yaşama zevki. Eski dilde "sefa sürmek" doyasıya yaşamayı anlatır.

seher

isim

Tan ağarmadan hemen önceki an; gecenin en karanlık kısmından çıkışın eşiği. Dua ve uyanışın simgesi.

sahici

sıfat

Gerçek, yapmacık olmayan, özgün. Dışarıdan değil içeriden gelen.

yakamoz

isim

Deniz yüzeyindeki biyolüminesans, biolüminesan organizmaların yarattığı ışık. Türkçeye özgü bir sözcük, başka dile tam çevrilmez.

muhabbet

isim

İki kişi ya da topluluk arasındaki sıcak, içten konuşma ve birliktelik hissi. Yalnızca sohbet değil, gönüllerin buluşmasıdır.

savuşmak

fiil

Bir durumdan ya da kişiden sıyrılıp uzaklaşmak, sorumluluktan kaçmak. Hem fiziksel hem sosyal anlamda kaybolmak.

münis

sıfat

Uysal, cana yakın, kolayca alışılan. İnsanlara ya da hayvanlara yönelik bir yumuşaklık ve güven verme hali.

mülayim

sıfat

Yumuşak, uysal, incitici olmayan; hem kişilik hem hava koşulları için kullanılabilir. Sertliğin tam karşısındaki dingin tutum.

firâk

isim

Sevgiliden, vatandan ya da sevilen kişiden ayrılmanın yarattığı derin acı. Hicranla akraba ama daha anık ve güncel.

vecd

isim

Dini ya da sanatsal bir deneyimde yaşanan coşku ve kendinden geçme hali. Tasavvufta sema eden dervişin ulaştığı aşkın durum.

umut

isim

Gelecekten iyi şeyler bekleme duygusu. Belirsizliğin içinde tutunulan dal.

sığınmak

fiil

Korunmak için bir yere ya da birine iltica etmek, hem fiziksel hem ruhsal anlamda. İçine kapanmak, güvende olmak için bir şeye tutunmak.

bedbîn

sıfat

Kötümser, olayları olumsuz göreye meyilli. Kendi Farsça kökünden türemiştir: "bed" (kötü) + "bîn" (gören).

dinginlik

isim

İçsel huzur, dalgalanmaların olmadığı derin bir sessizlik.

gönül

isim

Kalp ve ruhun birleştiği bu kavram, hem duygu organı hem de irade merkezidir. Türk kültüründe aklın değil gönlün sesini dinlemek erdem sayılır.

viran

sıfat

Harap olmuş, yıkılmış, ıssız kalmış. Hem fiziksel bir mekânı hem de bir insanın içini betimleyebilir.

tevekkül

isim

Olacak olana teslim olma, Allah'a ya da kadere dayanarak huzurla bekleme hali. Pasif bir pes etme değil, bilinçli bir kabulleniş.

hüsran

isim

Beklentinin gerçekleğmemesiyle oluşan derin hayal kırıklığı ve ziyan. Hem zarar hem boşa giden emek anlamı taşır.

hâlet

isim

Geçici bir ruh hali ya da anlık duygu durumu. Özellikle "hâlet-i ruhiye" tamlamasıyla kullanılır.

melankolik

sıfat

Derin ve nedensiz bir hüzün içinde olan. Melankoli kelimesinin sıfat biçimi.

sükût

isim

Tam ve derin sessizlik. Sadece ses yokluğu değil, iç huzurun da bir göstergesi.

özgürlük

isim

Kısıtlamalardan bağımsız olma durumu. Hem dışsal hem içsel bir özgürlük.

keramet

isim

Velilere atfedilen olağanüstü yetenek ya da mucize; daha geniş anlamda şaşırtıcı bir beceri ya da talih. İronik kullanımda da yaygındır.

serzeniş

isim

Kırgınlık ve hayal kırıklığından doğan yumuşak yakınma, incitici olmayan sitem. Açıkça söylenmeyen şikâyetin nazik dile gelişi.

acımasız

sıfat

Merhametsiz, katı yürekli. Acı verirken bundan etkilenmeyen.

derin

sıfat

Dibine ulaşmanın güç olduğu; yüzeyden çok şey gizleyen. Hem fiziksel hem ruhsal derinlik.

sahici

sıfat

Gerçek, sahte olmayan, özünden gelen. Bir duygunun ya da kişinin performatif olmadan var olması.

mucize

isim

Olağanüstü, açıklanması güç bir olay. İnancın ya da şaşkınlığın nesnesi.

aheste

sıfat

Yavaş, sessiz ve ölçülü biçimde ilerleyen; bir aceleye gerek olmadığını hissettiren yumuşak bir yavaşlık. Farsçadan geçmiştir.

hayal

isim

Gerçek olmayan şeylerin zihinde canlandırılması; rüya, kurgu, imge.

hasret

isim

Kavuşulamayan birine ya da bir şeye duyulan yoğun özlem, içi yakan bir yoksunluk. Arapçadan geçmiş, şiirsel bir ağırlık taşır.

temaşa

isim

Bir şeyi derin ve sessiz bir hayranlıkla seyretme, bakarak içine dalma hali. Seyirden fazlası, bir vecd içinde bakış.

incelik

isim

Bir şeyin ya da durumun dikkat gerektiren ince ayrıntısı; göze çarpmayan ama anlam taşıyan nüans. Hem fiziksel hem entelektüel bir zerafet.

solgun

sıfat

Rengi atmış, solmuş, canlılığını yitirmiş. Hem çiçek hem yüz hem de anlam için kullanılır.

pervane

isim

Ateşin etrafında dönen kelebek; mecazi olarak birine ya da bir fikre körce bağlanan, çevresinde dönen kişi. Yanmayı göze alarak sevmek.

cilveli

sıfat

Alımlı, nazlı ve biraz oyunbaz, genellikle bir çekicilik ve şımarıklık karışımı. Hem insanlar hem doğa için kullanılır.

özlem

isim

Uzakta ya da geride kalan bir şey için duyulan derin istek. Hasretin ağabeyi.

sahil

isim

Deniz, göl ya da nehir kıyısı; Türk şiir ve kültüründe özgürlüğün ve hüznün buluştuğu mekân.

serpmek

fiil

Bir şeyi ince ince ve geniş alana yaymak, tohum serpmek, yağmur serpmek. Hem somut hem mecazi bir dağılma eylemi.

nazar

isim

Bakış; özellikle kıskançlık ya da hayranlık içeren zararlı etki yüklü bakış. Türk kültüründe nazarın korunma gerektiren bir güç olduğuna inanılır.

esirgemek

fiil

Bir şeyi kıskanç bir şekilde korumak ya da vermemek. Ama aynı zamanda: birini zarara karşı sakınmak.

günah

isim

Dini ya da ahlaki bir kuralı çiğneme; suçluluk duygusuyla birlikte gelen ahlaki bir yük. Hem eylem hem bilinç halidir.

sarp

sıfat

Dik ve geçilmesi zor dağ ya da yol; mecazi olarak üstesinden gelinmesi güç durum. Hem coğrafi hem insanî bir direniş içerir.

mahcup

sıfat

Utanmış, sıkılmış, yüzü kızarmış halde olan. Hem başkasına karşı hem de kendi vicdanına karşı duyulan bir utanma.

tutku

isim

Yoğun ve sürükleyici arzu ya da bağlılık. Denetlenemez bir iç güç.

kavis

isim

Eğri çizgi, yay şeklindeki dönüş. Hem geometrik hem şiirsel: kaşın kavisi, nehrin kavisi.

zulmet

isim

Koyu karanlık; hem fiziksel hem mecazi anlam taşır. Aydınlanmadan ve hakikatten uzak oluş hali.

rüya

isim

Uyku sırasında görülen düş; aynı zamanda gerçekleğmesini umduğumuz hayal. İkisi arasındaki sınır Türkçede neredeyse yok.

hüzün

isim

Kolektif bir melankoli, bir şehrin ya da toplumun ruhuna sinmiş derin keder. Bireysel değil, paylaşılan bir his.

hatır

isim

Birinin gönlü, duyguları ve onuru; aynı zamanda hatırlamak ve saygı göstermek eylemi. "Hatır sormak" gönlü önemsemektir.

meftun

sıfat

Birine ya da bir şeye derinden hayran, kendini kaptırmış halde. Aşık olmanın eşiğindeki bir büyülenme.

mahkûm

sıfat

Bir karara, duruma ya da kadere bağlanmış, kurtulamaz hale gelmiş. Hem hukuki bir mahkûmiyet hem varoluşsal bir çaresizlik.

hazan

isim

Sonbaharın yaprak döken, solduran mevsimi; geçiciliği ve yaşlanmayı simgeleyen şiirsel bir imge.

tekinsiz

sıfat

Uğursuz, ürpertici, kötü bir şeyin yakınlığını hissettiren belirsiz korku. Güvensiz, emin olunmayan yer ya da durum.

ihtimam

isim

Özenli ve titiz bakım; bir şeyi ya da birini değer bilerek koruma.

sezgi

isim

Akıl yürütmeden doğrudan kavrama, bir şeyi önceden hissetme yetisi. İçgüdünün bilinçle buluştuğu yer.

kasvet

isim

İnsanı ağırlaştıran, nefes almayı güçleştiren bunaltıcı sıkıntı ve bungunluk. Hem hava koşullarını hem ruh halini anlatabilir.

iştiyak

isim

Kavuşmak için yanıp tutuşma, özlem içinde coşkun bir arzu. Yalnızca istek değil, içi yakan bir özlem ve heves.

meram

isim

Anlatılmak istenen asıl maksat, derdin özü. Konuşmanın ya da eylemin arkasındaki gerçek niyet.

nikbîn

sıfat

İyimser, olayları olumlu göreye meyilli; "bedbîn"in tam karşıtı. Kökü Farsça: "nik" (iyi) + "bîn" (gören).

istihza

isim

Alaycı gülümseme ya da söz, dudak büküp küçümseyerek yapılan alay. İnceden ince bir aşağılama biçimi.

temkin

isim

Acele etmeden, ölçerek davranan ihtiyatlı tutum. Ne korkakça çekilme ne de cesur atılım, ortada, bilinçli bir bekleme.

garipsamak

fiil

Alışılmamış bir şeyi tuhaf bulmak, normalden sapmayı fark edince içinde bir yadırgama hissetmek.

belirsizlik

isim

Net olmayan, kesin yanıtı bulunmayan durum. Belirsizlikte yaşamayı öğrenmek olgunluktur.

uzaklık

isim

Mesafe, hem fiziksel hem duygusal. Bir boşluk ya da kopukluk hissi.

feyiz

isim

Bereketli bir kaynaktan gelen manevi dolgunluk, ilham ve güç. Hem öğretmenden öğrenciye geçen, hem doğadan alınan bir enerji.

ahenk

isim

Birden fazla unsurun bir arada yarattığı uyum ve denge. Müzikal anlamı yanında ilişkiler ve doğa için de kullanılır.

nefis

isim

İnsanın benliği, kendisi; aynı zamanda kişiyi günaha ya da aşırılığa iten iç güç. Tasavvufta terbiye edilmesi gereken öz.

heybet

isim

Büyüklüğün, gücün ya da ihtişamın uyandırdığı derin saygı ve hayranlık karışımı his. Hem korkutur hem büyüler.

girdap

isim

Dönerek içine çeken su ya da hava akıntısı; mecazi olarak insanı içine çeken kaotik durum ya da güç.

özlem

isim

Uzakta ya da geçmişte kalan birine veya bir yere duyulan derin hasret. Bir eksikliğin yarattığı sızı.

teselli

isim

Acıyı ya da kederi hafifletmeye çalışan söz, davranış ya da his. İçten gelen bir yumuşatma, hem verilir hem aranır.

mukaddes

sıfat

Kutsal, dokunulmaması gereken, saygıyla yaklaşılacak. Hem dini hem laik anlamda kullanılır, bir anı, bir yeri, bir değeri anlatabilir.

silkinmek

fiil

Tüylerini ya da kendini silkmek; üzerindeki ağırlık ya da durgunluktan kurtulmak için ani bir hareket yapmak.

gamsız

sıfat

Gamı olmayan, kaygıdan azade, tasasız ve neşeli. Hem olumlu hem olumsuz bir anlam taşıyabilir, sorumsuzluk ya da özgürlük.

Şurada mevcut: