Bir şeyi ince ince ve geniş alana yaymak, tohum serpmek, yağmur serpmek. Hem somut hem mecazi bir dağılma eylemi.
Nüans
"Dağıtmak"tan daha nazik: serpmek hafif ve geniş bir yayılışı anlatır, yoğunluk değil, serinlik gibi bir dokunuş.
“Denizden gelen rüzgâr yüzüne ince bir tuz serpmişti.”